У нас вы можете посмотреть бесплатно İsfendiyarbey Camii или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
İsfendiyar Mahallesi’nde, Atatürk Caddesi’nin kenarında, İsfendiyar Sokak’tadır. Girişi yüksekte olduğu için merdivenlerle çıkılmaktadır. Hicrî 800/miladî 1398 yılında Candaroğlu İsfendiyar Bey tarafından imaret mescidi olarak yaptırılmıştır. İsfendiyar Bey, cami çevresindeki araziyi bütün eklentileriyle vakfederek cuma ve bayram geceleri yolculara ve fakirlere yemek ikram edilmesini şart koşmuştur. Şeyh Ali isimli bir zatı da evlâdiyet üzere imaretin idaresine görevlendirmiştir. Burada İsfendiyar Bey’in yaptırdığı imaret, zaviye ve medrese binalarının bulunduğu bilinmekteyse de günümüzde bunların hiçbiri ayakta değildir. 2017 yılındaki restorasyonda imarete ait iki katlı fırın ortaya çıkarılarak restore edilmiştir. Hicrî 1331 tarihli maaş bordrosundan bu tarihte külliyede; imam, hatip, müezzin, aşçı, kayyım, ferraş, devirhan, salâ müezzini, sermahfel, imâret şeyhi, tahsildar ve aşçı olmak üzere on iki personel çalıştığı anlaşılmaktadır. 1 Mart 1309 tarihli yazıyla cami bitişiğindeki zâviyeye ait binalar, medrese ile birlikte Maarif Teşkilatına devredilmiş ancak bu binaların yapılma sebebinin fukara ve gurebanın doyurulup barındırılması olmasına binaen devir iptal edilmiştir. Ancak ilerleyen dönemde bu binaların şahıslar eline geçmesi engellenememiştir. Moloz taşından harçla yapılan binanın harimi 11x11,5 metre olup tavanı ve döşemesi ahşaptır. Mihrap, alçıdan ve sade olmakla beraber, kök boyalı bitki motifleriyle tezyin edilmiş ahşap minber oldukça hoştur. Caminin giriş kapısının sağında bulunan ve Fars dili uzmanı merhum Prof. Dr. Saime İnal Savi’nin okuduğu taş levhada “Belki kendi kolay oldu, oysa işimi zorlaştırdı.” anlamında Farsça ibare yazmaktadır. Kastamonu Merkez’de bulunan Bey Hamamı bu cami ve imaretin vakfı olmakla beraber Kuzyaka İbişler; İhsangazi Hocahacip, Bulacık, Karabulut ve Kavak köylerinde de vakıf arazileri bulunmaktadır. 1948 yılında müceddiden yapılan ahşap minarede bulunan ok benzeri çubuk nedeniyle halk arasında Oklu Cami olarak da anılmaktadır ki bu okun İsfendiyar Bey tarafından Kale’den atıldığı ve minareye saplandığı bir halk rivayeti olarak anlatılagelmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki cami, ibadete açık tarihî camilerimizdendir.