У нас вы можете посмотреть бесплатно Sıkılmadan Saatlerce Çalış! - 8. Nota | Fatih Ünal или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
“Rahat zahmette, zahmet rahattadır” sözü, gerçek huzurun çalışmakta, gayret etmekte olduğunu anlatır. Tembellik insana sıkıntı verirken, emek ve hizmet insana manevî bir tatmin ve huzur kazandırır. Yani zahmet gibi görünen çalışma aslında gerçek rahatın kaynağıdır. İyi seyirler... Kalbini Dünyaya Bağlama Video Serisi İçin Tıklayın 👇🏻 • Kalbini Dünyaya Bağlama 00:00 Giriş 03:35 Rahat Olmanın Sebepleri 09:39 Konfor Alanı 23:48 Amelin Ücreti Hayırlara vesile olmak, daha fazla insana ulaşabilmek için "KATIL" butonu ile bize destek olabilirsiniz - / @hayalhanem Facebook: / hayalhanemistanbulum X: / hayalhanemistan Instagram: / hayalhanemistanbulum Bize Ulaşın: Yurtiçi; +90 532 227 25 55 +90 535 870 90 24 Yurtdışı; +49 174 9681661 bilgi@hayalhanem.com Lem'alar - 17. Lem'a - Sekizinci Nota Sekizinci Nota: Ey sa‘y ve ameldeki lezzet ve saadeti bilmeyen tenbel insan! Bil ki: Cenâb-ı Hak kemâl-i kereminden, hizmetin mükâfâtını, hizmet içinde dercetmiştir. Amelin ücretini, nefs-i amel içine koymuştur. İşte bu sır içindir ki; mevcûdât, hatta bir nokta-i nazarda câmidât dahi, evâmir-i tekvîniye ta‘bîr edilen hususî vazîfelerinde kemâl-i şevk ile ve bir çeşit lezzet ile evâmir-i Rabbâniyeye imtisâl ediyorlar. Arıdan, sinekten, tavuktan tut, tâ şemse ve kamere kadar her şey, kemâl-i lezzetle vazîfelerine çalışıyorlar. Demek hizmetlerinde bir lezzet var ki; akılları olmadığından, âkıbeti ve neticeleri düşünmeden mükemmel vazîfelerini îfâ ediyorlar. Eğer desen: “Zîhayatta lezzet kābildir. Cemâdâtta nasıl şevk ve lezzet olabilir?” Elcevab: Cemâdât, kendi hesablarına değil, onlara tecellî eden esmâ-yı İlâhiye hesabına bir şeref, bir makam, bir kemâl, bir güzellik, bir intizâm isterler ve arıyorlar. Ve o vazîfe-i fıtriyelerinin imtisâlinde, Nûru’l-Envâr’ın isimlerine birer ma‘kes, birer ayna hükmüne geçtiklerinden tenevvür ederler, terakkî ederler. Meselâ, nasıl ki bir katre su ve bir zerrecik cam parçası, zâtında ziyâsız ve ehemmiyetsiz iken, sâfî kalbleriyle güneşe yüzlerini çevirseler, o vakit o ehemmiyetsiz ve ziyâsız katre ve cam parçası, güneşin bir nevi‘ arşı olurlar. Senin yüzüne de tebessüm ederler. İşte bu misâl gibi zerrât ve mevcûdât, cemâl-i mutlak ve kemâl-i mutlak sâhibi olan Zât-ı Zülcelâl’in isimlerine vazîfeperverlik cihetinde ayna olmalarıyla, o katre ve o zerrecik şişe gibi, gāyet aşağı bir dereceden, gāyet yüksek bir derece-i zuhûra ve tenevvüre çıkıyorlar. Madem vazîfe cihetinde gāyet nûrânî ve yüksek bir makam alıyorlar. Lezzet mümkün ve kābil ise, yani hayat-ı âmmeden hissedar iseler, gāyet lezzetle o vazîfeleri görüyorlar, denilebilir. Vazîfede lezzet bulunduğuna en zâhir bir delil, sen kendi a‘zâ ve duygularının hizmetlerine bak. Herbirinin bekā-yı şahsî ve bekā-yı nev‘î için ettikleri hizmetlerinde ayrı ayrı lezzetleri var. Nefs-i hizmet, onlara bir telezzüz hükmüne geçiyor. Hatta hizmeti terketmek, o uzvun bir nevi‘ azabıdır. #çalışmak #tembellik #konforalanı Peygamber Risale-i nur Rahatlık Müslüman Risale-i Nur dersleri Said Nursi İman hakikatleri Kâfirlerin çokluğu Hakikat ve iman Yorgunluk Risale-i Nur kıssa İman kuvveti Lezzet