У нас вы можете посмотреть бесплатно Usûl-u Fıkıh.. или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Fıkıh, lugat manasıyla, "anlayış"; islam literatüründe ise "islam anlayışı" manasına gelir. Ayetleri ve hadisleri anlamanın bir usûlü vardır.. Allah z.c. Hz.leri, asrı saadette, sahabelere, meseleleri terimler üzerinden değil, durumlar üzerinden anlatmıştır.. Misal, bir olay olur; o olay hakkında açıklayıcı bir ayet nazil olur ve (Sav) Allah Rasûlü Hz.leri, bu ayeti, sahabelere beyan eder ve meseleyi izah eder. Sahabelerimiz ve bizler de bundan sonra, nasıl davranmamız gerektiğini, neleri yapmamız gerektiğini, neleri yapmamamız gerektiğini, helallerimizi ve haramlarımızı anlarız.. İnsanların farklı meziyetleri ve melekeleri vardır. İnsanların üstün oldukları yanları ve zayıf oldukları yanları olabilir. İslam sahasında da herkesin anlayışı bir değildir.. Herkesin meselelerden hüküm çıkarabilecek kabiliyet olmayabilir. Böyle durumlar da doğruya en hızlı ulaşma yöntemi, ehline sormaktır.. İslam sahasında, ayetten, hadisten hüküm çıkarma işinin ehli olan müctehid alimlerimiz vardır.. Biz, onları doğru bir şekilde anladığımız vakit, onlar vesilesiyle, islamı da doğru bir şekilde anlamış oluruz.. Öyleyse, buradan şöyle bir sonuç çıkar.. İlim = İslam'dır.. Ulemayı anlamak = İslamı anlamaktır.. Ulemayı anlamanın usûlü = İslamı anlamanın usûlüdür.. İslamı anlamanın usûlü = Usûlü fıkıh, olur.. Bu başlıkta, terimler üzerinden değil; tıpkı asrı saadette, Allah z.c. Hz.lerinin, sahabelere islamı anlatma şekli gibi, durumlar üzerinden, islamı anlatmaya çalıştık.. Başlıkta bahsedilen olaylar ve kişiler, üç günlük, ucuz polemik çıkarmak için değil, gerçek olaylar ve kişiler üzerinden, islamı daha iyi anlamak için verilmiştir!Bu başlıkta anlatılanları, bu başlığı yirmi sene sonra dinleyen gence anlattığımızı düşünün.. O genç, yirmi sene önceki polemiklere takılmaz ve alması gereken meselelere odaklanır.. Siz de isterseniz, üç kuruşluk, günlük polemiklere takılıp, günlerinizi telef ederek, ahirete göçüp gidersiniz; isterseniz, yirmi sene sonra, bu başlığı dinleyen genç gibi, konulara ve söylemlere odaklanıp, islam sahasında nasıl hareket etmeniz gerektiğini anlarsınız.. Karar sizin!