У нас вы можете посмотреть бесплатно Depremin Emekolojisi Paneli - Aslı Odman ve Leyla Kalın или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
6 şubat depremleriyle birlikte gittikçe daha da ölümle kuşatılmış hissettiğimiz günlerden geçiyoruz. Yaşadığımız felaketlerin doğal olmadığını, kaderimiz de olmadığını; bizi ölü canlar toplumu haline getirenin bu emek ve doğa düşmanı şirketleriyle, müteahhitleriyle, bürokratlarıyla, devletleriyle tüm bu kapitalist sistem olduğunu gittikçe daha açık görüyoruz. Buna karşı da zorunda olduğumuz mücadelenin pratiklerini oluşturmak için içimizde yaratma cesaretini tutuşturması temennisiyle bu panelde bir araya geldik. Ölülerinin yasını tutmaya bile fırsat bulamadan doğduğu büyüdüğü topraklardan göç ettirilen, deresi kurutulan, suyu tutsak edilen, yaşarken her gün yavaş yavaş öldürülen canlılar topluluğu olarak bizler artık hayatta kalmak için savaşmamız gerektiğini biliyoruz. Ve sadece hayatta kalmak için değil yaşamı yeniden yeşertebilmek için bu savaşı yaşamın her anında örgütlememiz ve bizzat saldıran ve yıkan taraf olmamız gerektiğini biliyoruz. Panelimizin adı “EmEkoloji” çünkü Aslı hocamızın da yazdığı gibi* emekçiye döndürülen insan bedeni ile çevresel kaynaklara dönüştürülen ekosistemin arasındaki ortaklığı görmek, emeğin ekolojik sınırlarının ve emeğimizin ekolojik yıkımının bedensel bilgisine vakıf olmak gerekiyor bu yıkıcı yaratıcı güce ulaşmak için. Çünkü yüzlerce işçinin ölümüne yol açan İstanbul Havalimanı inşaatı aynı zamanda Kuzey Ormanları’nın eko-kırımıdır. Senelerce tüm zehirli atıklarını boşaltarak Marmara Denizi’ni öldüren şirketler ve bunun önündeki yasal engelleri bir bir kaldıran devlet kurumları aynı zamanda işçileri fabrikalarda zehirli çalışma koşullarına maruz bırakanlardır, toprağı suyu yediğimiz gıdayı kirleterek kanser vakalarının artmasının asıl sorumlularıdır. İşçi mahallelerine kaydırılan geri dönüşüm tesisleri gibi kirli ve tozlu üretim yapan tesisler eninde sonunda işleneceği bilinen cinayetlerdir. Tarım alanlarına, meralara OSB kurarak çiftçiyi işçileştiren ve tarımı bitiren politikalar hem eko-kırıma hem de Soma’daki gibi işçi katliamlarına, işçi kırımlarına sebep olmaktadır. On binlerce insanın ve sayısını net olarak belirleyemediğimiz binlerce canlının daha ölümüne yol açan kağıttan evler, yıkılan barajlar gibi mega projeler, TOKİ, AVM dikilen deprem toplanma alanları aynı zamanda bir eko-kırım değil miydi? Bunların yapımı için de dereler kurutuldu, binlerce ağaç katledildi, orada yaşayan tüm canlılarıyla birlikte yaşam yok edildi. Bu yüzden ekolojik felaketler toplumsal felaketler arasında iç içe geçmiş çok yakın bir ilişki var. Bir felaket olan mevcut üretim ilişkileriyle birlikte tüm bu toplumsal ilişkiler ekokırımlara ve ardından toplumsal felaketlere dönüşerek yok edici bir döngü oluşturuyor. Hepimizi her geçen gün işçileştiren, sonra da katledenlerle hesaplaşmadan ekolojik bir yaşamı kuramayız. bunun için de tüm gücümüze ve örgütlülüğümüze ihtiyacımız var. *Odman, Aslı. Arzu ve eylem arasında amel köprüsü: EmEkoloji mücadeleleri. Birikim, Sayı 406-407 Şubat-Mart 2023, s. 152-163. #asbest #deprem #ekokırım #ekoloji