У нас вы можете посмотреть бесплатно Mahsa Amini: Yükselen Kadın Protestoları | Neler Değişecek? или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Şimdi size dinlemekten çok da mutlu olmayacağınız bir olayı anlatacağız. Hani sinemada izlediğinizde ya da kitabını okuduğunuzda “yok canım, bu kadar da olmaz!” dediğiniz senaryolar olur ya? Heh işte onlardan bir tanesi. Gerçek olacağına inanamayacağınız kadar gerçek. Hem de yanı başımızda oluyor bunlar. Komşumuz İran’da. 79 devriminden sonra kadınların yaşadığı durumlar malum. Baskıcı ve zorba bir ülkede yaşamanın sonucu ne yazık ki ölüm. Kadın-erkek herkesin yaşadığı bu baskı ortamında yaşamak istemeyenler ülkeyi terk ediyor. Peki, ya terk edemeyenler? En çok kadınların tacize, tecavüze uğradığı ya da öldürüldüğü bu ülkede yaşananlar çığırından çıkmış durumda. 43 yıllık baskı rejiminin ardından ilk kez kadınlar başörtülerini yakıyor. Erkekler, kadınlara destek veriyor. “Saç yoksa, günah da yok” denilerek saçlar kesiliyor. Hamaney’e ölüm sloganları atılıyor. 83 ilde hâlâ çatışmalar sürüyor. Polis halkı sindirmek için gerçek mermi kullanıyor. Ülke karışmış durumda. Öyle bir öfke var ki içlerinde ne yapılsa dinmeyecek sanki. Bu öfkenin nedeni kişilere değil, 43 yıldır İslam rejimine. Öldürülen kadınların yanında İslam rejiminin bireylere ahlak aşılamaya çalışması. Ve bunun için yıllardır baskı uygulaması. Peki, ne oldu da işler iyice karıştı? 22 yaşında genç bir kız, ahlak polisi tarafından başörtüsünü doğru takmadığı için tutuklandı. Kardeşi buna karşı çıktı. Polisler ise “eğitildikten sonra serbest bırakacağız” dedi. Ancak Masha Amini, ahlak polisinin şiddetine maruz kaldığı için bugün artık aramızda yok. Polis ise bunu talihsiz bir olay olarak nitelendiriyor. O hastaydı zaten, diyor. Oysa doktorlar başından aldığı darbeler nedeniyle öldüğünü söylüyor. Ve ne yazık ki “yine” suçlular cezasını çekmiyor. Ne zaman çekti ki zaten? Maç izlediği için yargılanan ve yargı önünde kendini yakan Seher Hüdayari isyan ettiğinde de olmadı. Bir türbe önüne muska takan kişiyle tartışan ve Kuran’ı yaktığı iddia edilen Ferhunde Melikzade linç edilip öldürüldüğünde de. Elnaz Babazadeh Besiç militanları tarafından kıyafeti uygun olmadığı gerekçesiyle, sokak ortasında tecavüze uğrayıp mezarlığa bir çöp gibi atıldığında da. İsimler değişiyor; ama yaşananlar aynı. Aynı bizim ülkemizde olduğu gibi. Şu zamana kadar bilinen resmî kayıtlara göre bu sene 287 kadın öldürüldü. Katiller ya serbest ya da takım elbise indiriminden yararlanıyor. Çocuklarının önünde kadınlar katlediliyor. Taciz ve tecavüze uğruyor. Şort giydiği için dayak yiyor. Teşhirci ilan ediliyor. Kıyafeti ya da düşünceleri nedeniyle konserler iptal ediliyor. İstanbul Sözleşmesi “ahlakı bozduğu” gerekçesiyle yok sayılıyor. Kadının yeri evidir, deniliyor. Kadınlar hamileyken dışarı çıkmasın, gülmesin, konuşmasın, düşünmesin, dans etmesin isteniyor. Bunlar bir distopya senaryosu gibi öyle değil mi? Onlardan en bilindiği de Damızlık Kızın Öyküsü. Eğer izlemediyseniz bu Vibio’muzdan sonra üstteki linke tıklayıp ona da bir göz atın. 80’li yıllarda yazılan bir hikâyenin nasıl da bugün gerçekten yaşandığına bir bakın. Peki, Masha Amini’ye ne oldu? İslam rejimi neden bu kadar baskıcı ve zorba? Masha’nın ölmesinin gerçek nedeni aslında ne? Buyurun.