У нас вы можете посмотреть бесплатно “Kocan Sana Ancak Paslı Demir Takar” Diye Aşağıladı, Yıllar Sonra Kapısına Ekmek İçin Geldi! или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
“Kocan Sana Ancak Paslı Demir Takar” Diye Aşağıladı, Yıllar Sonra Kapısına Ekmek İçin Geldi! Kelimeler bazen bir ömür boyu silinmeyecek yaralar açar, bazen de bir insanın en büyük imtihanı olur. "Kocan sana ancak paslı bir demir takar" diyerek bir kadının onurunu kıran, kolundaki altın burmalarla kibrin zirvesinde gezenlerin, yıllar sonra bir lokma ekmek için o "paslı demir" dedikleri kapıya nasıl muhtaç kaldıklarını izleyeceksiniz. Bu hikaye; sabrın, helal kazancın ve kibrin hazin sonunun ibretlik bir vesikasıdır. Anadolu’nun bağrından kopan, demirin ateşle, insanın ise sabırla imtihan edildiği bu anlatıda, bataklığın nasıl bir cennet bahçesine dönüştüğüne şahitlik edeceksiniz. Demirci Kerem’in isli elleriyle dövdüğü o demir halhal, aslında yoksulluğun değil, sarsılmaz bir sadakatin nişanesiydi. Firdevs’in parıltılı altınları kış güneşi gibi çabucak sönerken, Zeynep’in sabırla beklediği o kara toprak, vakti gelince gümüş yapraklı ağaçlara ve taş konaklara dönüştü. İnsan bazen en çok güvendiği yerden sınanır; kibirle yükselen saraylar bir fırtınada yerle bir olurken, alın teri ve dûa ile kurulan yuvalar ebedi bir huzurun kapısı olur. Sizler için hazırladığımız bu hikmetli hikaye, hayatın gerçek hazinesinin bankadaki altınlar değil, gönüldeki merhamet ve alındaki ter olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Hayatın bizlere sunduğu her imtihan, aslında kendimizi bulmamız için bir fırsattır. Firdevs’in kapıya gelip o meşhur demir ibrikten içtiği bir tas çorba, sadece açlığını değil, yılların kibrini de dindirdi. Zeynep’in ise ona kapısını açması, intikamın değil, asaletin ve Hazreti insan olmanın bir gereğiydi. "Saray taştan değil sabırdan yapılır" diyen büyüklerin sözü, bu hikayenin her satırında yeniden hayat buluyor. Emeğin, vefanın ve ilahi adaletin şaşmaz terazisinde tartılan bu hayatlar, bugün bizlere yol göstermeye devam ediyor. Bu tarz ibretlik hikayelerin ve manevi paylaşımların daha fazla kişiye ulaşması için videomuzu beğenmeyi ve kanalımıza abone olmayı unutmayın. Hikayemiz hakkında düşüncelerinizi yorumlarda bizlerle paylaşabilir, bu gönül yolculuğuna ortak olabilirsiniz. Dûalarınızda bizleri de eksik etmeyin; bir sonraki hikmetli kıssada buluşmak üzere kalın sağlıcakla. Önemli Not: Hikayelerimizde geçen karakterler, mekanlar ve olay örgüsü tamamen temsilidir. Amacımız; gerçek kişi veya kurumları anlatmak değil, gönül dünyamızda unutulmaya yüz tutmuş erdemleri, sabrı, merhameti ve ilahi adaletin tecellilerini birer "hikmet aynası" olarak sizlere sunmaktır. Bu anlatılar, kalpten kalbe bir yol bulmak ve hayatın karmaşası içinde bizlere rehberlik edecek küçük birer dûa ve ibret vesikası olması niyetiyle hazırlanmıştır.