У нас вы можете посмотреть бесплатно ATİNA, ŞİİRSEL BİR SUNUM или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
#athens#atina#platon#sokrat#syntagma#monastiraki#acropolis# Bu eser Atina'da yaşayan ve Atina'ya yolu düşen doslara ithafen yapılmıştır . Şiir : Servet Erdil Yorum: Servet Erdil video : Atina Tanıtım filmleri Şiir metni: https://www.antoloji.com/atina-3-siiri/ ATİNA Adı Atina olan bir şiir yaz Mısralarında: İnsanlığın barışa susadığı şu günümüzde bir zeytin dalına hasret her günümüzde Athena'dan yeryüzüne yayılan sulh şiarı olsun. Sokrat'tan Platon'dan dinlediğimiz: Beden partasından kurtulup, ruh ve mana köklerimize bizi bir seyahate çıkaran nasihatleri olsun. Karanlığa sövmeyi bırak kalk bir mum yak felsefenin numune i timsali, tutuşturulan olimpiyat meşaleleri olsun. Roma'dan Helen'e uzanan öyküsüyle konuğunu, tacına sertac edenleri olsun. Bir şiir yaz adı Atina olsun Mısralarında: Afrodit'in aşkından devşirdiğimiz, Apollonun şiirlerine kulak kesildiğimiz; mitolojik hazineleri olsun. Müzelerinde, zamanın bütün yıpratıcılığına direnen, tarihin taştan bekçileri olsun. Antik tiyatrolarında: "olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu." Sözünün, felsefik izleri bulunsun. Bir şiir yaz adı Atina olsun Mısralarında: Kentin koca duvarları bizi bir resim galerisinde dolaşıyormuş hissine salıveren; Ressamın Tuvalinden ruhumuza damlayan gökkuşağı renkleri olsun. Atikiden, acharnondan karanlıkları yara yara, ürkek bakışlarla izbe sokaklarından geçtiğimız, omonia'ya yürüyüşlerimiz olsun. Dar sokaklarında geniş insanların yaşadığı,pazarlarıyla, lokma tatlılarıyla, simitleriyle damağımızda bıraktığı tatlarla yorgoların, dimitrilerin diyarı olsun. Üzerimize biriktirdiği yorgunlukla bir daha hiç bir şeye güç yetiremeyeceğimiz hissinin bedenimizi sarıverdiği ama üveykler gibi kanatlanıp uçuverdiğimiz bir zamanda:" ümitsizlik öyle bir bataklıktır ki düşersen boğulursun, ümide sarıl sımsıkı gör bak ne olursun... sözünü daha iyi anladığımız günleri olsun. Zeus'a aldırış etmeden Tanrılardan ateş çalan gözüpek, civanmert prometheus'lar olsun. Mavinin her tonunu gözlerimizle içtiğimiz bir hengâmda; Sonsuzluğun habercisi masmavi denizleri olsun.... Atina'da syntagma'da cücelerin devleştiği biranda Rap rap ayak sesleriyle, izlemekten kendimizi alamadığımız milli seramonileri olsun. Ve mısralarında: Sokaklarında kulaklarımızı okşayan: kalimera, kalispera sözlerinin yankısı olsun. Gözlerimizi okşayan, bakmaya doyamadığımız, duaya davet eden mabedleri olsun. Kırk yıllık hatırlar biriktirdiğimiz, kokusuyla mest, muhabbetiyle sermest olduğumuz Mokka'da ya da Melina'da içilen bir fincan kahve olsun.. Beş bin yıllık tarihiyle, görkeminden hiçbir şey kaybetmeyen Acropolis olsun. Aya Yorgi'den gözlerimizle kızılın her tonuna rikkat kesildiğimiz, gün batımları olsun. Monostiraki'de çekilen her fotoğrafta kendine mütevazı bir yer bulan Dizdar Mustafa Ağa Camii'nin hüzünlü kubbesi olsun. Güneş, sarı örtüsünü çektimi üzerinden, Altın sarısı rengiyle güneşe namzet Acropolis olsun. Bir şiir yaz adı Atina olsun Her mısrasında Atina olsun Her mısrası efsunlu nağmeleriyle sarhoş olduğumuz atina koksun.