У нас вы можете посмотреть бесплатно İslam’ın İlk Sesi: Bilal-i Habeşi или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Kızgın Kumlar ve Sarsılmaz Bir "Ehad" HZ.Bilal, Mekke’nin en acımasız sıcaklarında, boynuna ip takılıp sokak sokak gezdirilen bir köleydi. Efendisi Ümeyye bin Halef, onu İslam’dan döndürmek için göğsüne devasa bir kaya parçası oturtur, nefesini keserdi. Güneş tenini kavururken, dudaklarından dökülen tek bir kelime vardı: "Ehad! Ehad!" (Allah birdir!). O ses, sadece bir zikir değil; zincirlere vurulmuş bir ruhun hürriyet haykırışıydı. Hz. Ebubekir tarafından satın alınarak özgürlüğüne kavuşturulan Bilal, artık Resulullah’ın (sav) en yakınındaydı. Medine’de Mescid-i Nebevi tamamlandığında, bizzat Peygamber efendimiz tarafından ilk müezzin olarak görevlendirildi. Onun yanık ve gür sesi Medine semalarında yükseldiğinde, sadece insanlar değil, sanki kainat sükut ederdi. O seslendiğinde hayat durur, kalpler Allah’a yönelirdi. HZ.Bilal’in hayatındaki en büyük imtihan, Efendimiz’in vefatıydı. Resulullah bu dünyadan göçtüğünde, Bilal için Medine sessizliğe gömüldü. Artık ezan okumaya mecali kalmamıştı. Ne zaman "Eşhedü enne Muhammeden Resulullah" dese, hıçkırıklara boğuluyor, sesi boğazında düğümleniyordu. Yıllar sonra bir gece rüyasında Peygamber Efendimiz’i gördü: "Bu ne cefa ey Bilal? Bizi ziyaret etme vaktin gelmedi mi?" diyordu Resulullah. Yaşlı Bilal, uyanır uyanmaz yollara düştü. Medine’ye vardığında, Efendimiz’in torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in ricasıyla yıllar sonra son bir kez ezan okumak için minareye çıktı. O gün Medine’de yer yerinden oynadı. Halk, Resulullah geri geldi sanarak sokaklara döküldü. HZ.Bilal, Peygamber ismine geldiğinde yine devam edemedi, bayıldı. Bu, onun hicran dolu son vedasıydı. "Ey Bilal, neden artık ezan okumuyorsun?" diyenlere, "Ayrılık acısı sesimi kesti," diye cevap verirdi. Şehre sığamadı, hatıraların ağırlığı altında ezilmemek için Şam’a hicret etti. Bilal-i Habeşi, 641 yılında Şam’da son nefesini verirken eşi üzüntüyle feryat ediyordu. Ancak Bilal’in yüzünde bir tebessüm vardı. Son sözleri, bir ömürlük hasretin bittiğinin müjdesiydi: "Ne mutlu bana! Yarın dostlara, Hz. Muhammed (sav) ve arkadaşlarına kavuşacağım!" #BilaliHabeşi, #İlahi, #İslamTarihi, #Ezan, #SahabeHayatı, #Sadakat, #Siyahİnci, #DiniMüzik, #HzMuhammed, #Mekke #BilaliHabeşiyiVurdular, #İlkMüezzin, #Ahad, #DiniHikayeler, #PeygamberEfendimiz, #İslamınİlkSesi, #AnadoluRockİlahi, #SunoAI, #Duygusalİlahi, #Eskiİlahiler