У нас вы можете посмотреть бесплатно Renkleri Seven Karga Karakanat или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Derin, yemyeşil bir ormanda, dalların arasında parlak siyah tüyleri olan bir karga yaşarmış. Adı da Karakanat'mış. Tüyleri gece gökyüzü gibi simsiyah ve ipek gibi parlakmış. Gözleri ise küçük siyah inciler gibi pırıl pırıl ışıldarmış. Karakanat çok akıllı, çok da meraklı bir kuştu ama içinde küçük bir sıkıntı vardı: O, gökkuşağının bütün renklerini kanatlarında taşımayı hayal edermiş. Her sabah güneş doğarken, ormanın en renkli köşesi bir çiçek tarlasına iner, gelinciklerin kırmızısına, papatyaların sarısına, çan çiçeklerinin mavisine uzun uzun bakar ve iç geçirirmiş: “Ah, keşke benim de kırmızı tüylerim olsaydı… Ya da turuncu, yeşil, mor… Ne kadar güzel olurdu!” Bir bahar sabahı yine aynı çiçek tarlasına konmuş. Etraf mis gibi kokuyor, arılar vızıldıyor, rüzgâr çiçekleri nazikçe sallıyormuş. Karakanat koca bir kırmızı gelinciğin üstüne oturmuş, kanatlarını açıp kapatıyormuş. “Off, hep siyah, hep siyah… Hiç renk yok bende,” diye mırıldanmış. Tam o sırada, gökkuşağı gibi kanatları olan bir kelebek süzülerek yanına gelmiş. Adı Gökkanat'mış. Kanatlarında mor, turuncu, mavi, sarı ve yeşil lekeler adeta dans eder gibiymiş. “Merhaba Karakanat! Neden bu kadar üzgünsün bugün?” diye sormuş yumuşacık sesiyle. Karakanat başını eğmiş: “Bak Gökkanat, senin kanatların sanki bir ressam boyamış. Herkes seni hayran hayran izliyor. Ben ise kapkara bir kargayım. Kimse dönüp bakmıyor bile.” Gökkanat nazikçe gülümsemiş ve bir papatyanın üstüne konmuş: “Benim kanatlarım renkli, doğru. Ama diğer kargaların aksine senin çok hoş bir sesin var Karakanat! O sesi duyan herkes büyüleniyor. Herkesin bir güzelliği vardır, unutma bunu.” Karakanat biraz düşünmüş ama pek inanmamış. “Ses mi? Ne işe yarar ki renklerin yanında?” diye geçirmiş içinden. Tam o anda ormandan neşeli bir kahkaha duyulmuş. Bu sesin sahibi, küçük sarı tüylü, her zaman şarkı söyleyen bir bülbülmüş. Adı Şenşakrak'mış. Şenşakrak, Karakanat’ı görmüş ve hemen yanına uçmuş: “Hey Karakanat! Yine mi çiçeklere dert yanıyorsun? Hadi gel, yeni bir şarkı öğrendim, birlikte söyleyelim!”