У нас вы можете посмотреть бесплатно ZORLUKLARA KARŞI MÜCADELE DUALARI - OLAYLAR VE DUALAR-MUSTAFA YILMAZ или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Olaylar ve Dualar programında bu hafta, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(sas)’in ve ashabının Hendek Savaşı sırasında yaptıkları dualar ele alınıyor. Savaş, Müslümanların çevrelerine düşman topluluklar tarafından saldırıya uğradığı bir dönemde cereyan etmiştir. Mustafa Yılmaz Hoca bu bölümde, o dönemde yaşanan zorlukları, karşılaşılan şartları ve Müslümanların Allah'a yöneldikleri duaları anlatmaktadır. Hendek Savaşı, şiddetli çatışmaların yaşandığı ve Müslümanların dayanıklılığını gösterdiği bir tarihi olaydır. Efendimiz Hz. Muhammed'(sas)in duaları, onun ve ashabının manevi gücünü ve inançlarını yansıtmaktadır. Video, bu duaların içeriğini ve o dönemdeki ruhani önemini detaylı bir şekilde sunmaktadır. Müslümanların Allah'a yönelerek güç ve yardım istedikleri anlar, videonun odak noktasıdır. Ayrıca, video Müslümanların dayanışma ve vefa örneklerini de gözler önüne sermektedir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(sas)’in liderliğindeki sahabe efendilerimiz, zorlu şartlara rağmen birlik ve beraberlik içinde hareket etmiş ve bu dualarla güç bulmuştur. --------------------------------------------- Allah Resûlü ve Ashabının Dehşetli Hendek Günlerindeki Duaları * * “Allahım! Asıl hayat ahiret hayatıdır, Sen ensar ve muhacirini mağfiret buyur” diye dua dua yalvarıyor, yakarıyordu. Ashab-ı güzîn efendilerimiz de, Allah Resûlü’nün bu duasına, Allah yolunda hep onunla olacaklarına dair bey’atlarını yenileyerek “Âmin” diyorlardı. * * Hendek gazvesi sırasında yaşanan ayrı bir dua faslı daha vardır. Birleşik düşman grupları halinde Medine’ye hücum eden ahzâb (hizipler, gruplar) öyle şiddetli çarpışmalara sebebiyet vermişlerdi ki, Allah Resûlü ve ashabı bir gün öğle, ikindi ve akşam namazlarını vaktinde kılma imkan ve fırsatı bulamamışlardı. Gözünün aydınlığı namazlarının kazaya kalmasından dolayı nihayet derecede mahzun ve müteessir olan Resulullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buna sebebiyet verenleri o gün, “Onlar nasıl güneş batıncaya kadar bizi uğraştırıp namazımıza mani oldularsa, Allah da onların evlerine, karınlarına ve kabirlerine ateş doldursun” diyerek Hazreti Allah’a havale eyledi. Daha sonra da namazlarını ashabıyla beraber kaza etti. Hendek gazvesi devam ederken bir pazartesi günü öğle ile ikindi namazları arasında Allah Resûlü (aleyhi elfü elfi salâtin ve selam) mescidde mübarek ellerini kaldırmış şöyle dua etmişti: اَللّٰهُمَّ مُنْزِلَ الكِتَابِ، وَمُجْرِيَ السَّحَابِ، وَهَازِمَ الأَحْزَابِ، اِهْزِمْهُمْ وَانْصُرْنَا عَلَيْهِمْ. “Ey Kitab’ı indiren, hesabı çarçabuk gören, birleşik şer güçlerini hezimete uğratan Yüceler Yücesi Allahım! Şu ahzab ordusuna da hezimet yaşat ve bizi onlara karşı mansur ve muzaffer eyle.” Ashabına yine Hendek’te, “Sakın düşmanla karşılaşmayı talep etmeyin; Allah’tan afv u afiyet dileyin. Fakat düşmanla karşı karşıya gelmek zorunda kaldığınızda da dişinizi sıkıp sebat edin” buyuran Allah Resûlü (aleyhissalâtü vesselam) mesciddeki bu duasını üst üste birkaç gün daha tekrarlamıştı. * * Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahü anh) anlatıyor. Harbin en şiddetli bir zaman diliminde Allah Resûlü’nün yanına vardık ve “Ya Resûlallah! Canlarımız gırtlağımıza dayandı; diyebileceğimiz bir şey yok mu?” diye sorduk. “Evet, var” deyip bize şu duayı söylememizi tavsiye buyurdu: اَللّٰهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِنَا وَآمِنْ رَوْعَاتِنَا. Allahım! Açıklarımızı, ayıp ve kusurlarımızı ört ve bizi korktuklarımızdan, endişe ettiklerimizden emin eyle. Bu açıdan bakıldığında çok iyi görülecektir ki, bütün muharebe boyunca Resûl-i Ekrem Efendimiz’in mübarek dilinde dua vardı ve ashabına da hep dua tavsiye ediyorlardı. Bir ara yine mübarek ağzından şu dualar semaya, semalar ötesine yükselmişti: “Va’d buyurduğun inayet ve yardımını gerçekleştiriver, aksi halde yeryüzünde Sana ibadet eden bir kimse kalmayacak Alllahım!” Rahmeti ve kudreti sonsuz Allah Teâlâ, Nebîsinin ve onun yanındaki sahabe-i güzinin dualarını karşılıksız bırakmadı ve onca gayreti, onca sabrı, onca duayı ahzab güçlerini darmadağın eden şiddetli bir rüzgarla cevaplandırdı.