У нас вы можете посмотреть бесплатно Tasavvufta İnsan ı Kâmil: Mükemmel İnsan mı? или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Tasavvufta *insan-ı kâmil**, Allah’ın her mertebedeki tecellilerine mazhar olan, belirli bir ruhsal tekâmül sürecini tamamlayarak en yüksek bilgi ve ahlâk mertebesine ulaşmış **ideal insanı* ifade eder. Bu kavram, tasavvuf literatürüne Muhyiddin İbnü’l-Arabî tarafından yerleştirilmiş olup; varlık, bilgi ve ahlâk boyutlarını içeren derin bir ruhî tecrübenin ürünüdür. İnsan-ı kâmil kavramının tasavvuftaki temel anlamları ve özellikleri şunlardır: 1. Ontolojik ve Metafizik Boyut *Varlığın Özü:* İnsan-ı kâmil, âlemin varlık sebebi ve koruyucusudur. O, "kevn-i câmi‘" (tüm varlık mertebelerini kendinde toplayan) ve "âlem-i ekber" (büyük âlem) olarak isimlendirilir; çünkü süflî ve ulvî tüm hakikatler onda toplanmıştır. *İlahî Ayna:* Kâmil insan, Allah’ın zât ve sıfatlarının en net yansıdığı bir ayna mesabesindedir. Allah’ı hakkıyla ancak insan-ı kâmil bilebilir, çünkü o "Allah" isminin tam mazharıdır. *Hakk ile Halk Arasında Köprü:* Yaratıcı (Hakk) ile yaratılanlar (halk) arasında bir köprü vazifesi görür; ilahî feyzin âleme ulaşmasına vesile olur. 2. Hakikat-i Muhammediyye ve Peygamberlik İlişkisi *Asıl İnsan-ı Kâmil:* Tasavvufî düşünceye göre, gerçek ve mutlak manadaki yegâne insan-ı kâmil **Hz. Muhammed**’dir. Diğer peygamberler ve onların izinden giden evliyalar ise onun manevi şahsiyetinin temsilcileri ve vârisleridir. *Yaratılışın İlk Noktası:* Pek çok mutasavvıf, kâinatın Hz. Muhammed’in nurundan (Nur-ı Muhammedî) yaratıldığına ve onun yaratılışın hem sebebi hem de en mükemmel meyvesi olduğuna inanır. 3. Ahlâkî ve Kalbî Vasıflar *Kalb-i Selim Sahibi:* İnsan-ı kâmilin en belirgin özelliği, dünya sevgisinden ve nefsanî arzulardan arınmış bir *"kalb-i selim"* sahibi olmasıdır. Mevlânâ’ya göre onun kalbi Arş kadar geniş ve Allah’ın tecelligâhıdır. *Ney Sembolü:* Mevlânâ, insan-ı kâmili içi boşaltılmış (benliğinden arınmış) ve sadece neyzenin (Allah) nefesiyle ses veren bir **ney**e benzetir. *Ahlâkî Yetkinlik:* O; sözü doğru, işi iyi, ahlâkı güzel olan, şeriat, tarikat, hakikat ve mârifet mertebelerinde kemale ermiş kişidir. 4. Toplumsal ve Eğitici Rolü (Mürşid-i Kâmil) *Yol Gösterici:* Tasavvufta insan-ı kâmil, sâliklerin (manevi yolcuların) nefislerini terbiye eden, onları dalaletten hidayete sevk eden bir **mürşid**dir. *İnsanlığın İdeali:* İnsan-ı kâmil, sadece bir velayet mertebesi değil, aynı zamanda her insanın aslî fıtratına dönerek ulaşması gereken manevi bir hedeftir. Özetle insan-ı kâmil; ontolojik olarak *kâinatın ruhu**, epistemolojik olarak **ilahî bilginin kaynağı* ve ahlâkî olarak **peygamber ahlâkının yeryüzündeki canlı örneği**dir.