У нас вы можете посмотреть бесплатно (91) 28.Mektup 6.Mesele/1 | Haremeyn-i Şerîfeyn’e Vehhabîlerin tasallutuna dairdir. или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
91. Ders 28. Mektup 6. Risale olan 6. sayfa 243, 244 (Hayrat Neşriyat Osmanlıca Orijinal Nüsha) Vehhabilik meselesi. Ayrıca MEKTUBAT DERSLERİ Av. Ali KURT • MEKTUBAT DERSLERİ Av. Ali KURT Altıncı Risâle olan Altıncı Mes’ele Haremeyn-i Şerîfeyn’e Vehhâbîlerin tasallutuna dâirdir. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ ٭ وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُص۪يبَنَّ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَٓاصَّةً Azîz kardeşim, “Haremeyn-i Şerîfeyn’in Vehhâbîler’in eline geçmesi ve onların, eâzım-ı İslâmın türbeleri hakkındaki tahrîbkârâne hürmetsizliği, ne hikmete mebnîdir?” diye suâl ediyorsunuz. Elcevab: Şu hâdise, âlem-i İslâmın siyâsetine ve hayat-ı ictimâiyesine taalluk ettiği için, Yeni Said kafasıyla cevab veremiyorum. Çünki şimdi dâire-i nazarım başka ufuktadır. Fakat hiç kırmadığım ve dâimâ fâidesini gördüğüm mübârek hatırın için Eski Said kafasını muvakkaten başıma sıkılarak giyerek, şu Altıncı Mes’ele’yi dört muhtasar nüktelerle beyân edeceğiz. Birinci Nükte: Şu Vehhâbî mes’elesinin kökü derindir. An‘anesi zaman-ı Sahâbeden başlayarak gelmiş. İşte o an‘ane üç uzun esaslarla gelmiştir: Birincisi: Hazret-i Alî, (ra) Vehhâbîler’in ecdadından ve ekserîsi Necid sekenesinden olan hâricîlere kılıç çekmesi ve Nehrivân’da onların hâfızlarını öldürmesi, onlarda derinden derine, hem din nâmına şîalığın aksine olarak, Hazret-i Ali’nin (ra) fazîletlerine karşı bir küsmek, bir adâvet tevellüd etmiştir. Hazret-i Alî (ra) ‘Şâh-ı Velâyet' ünvanını kazandığı ve turuk-u evliyânın ekser-i mutlakı ona rücû‘ etmesi cihetinden, hâricîlerde ve şimdi ise hâricîlerin bayrakdârı olan Vehhâbîler’de, ehl-i velâyete karşı bir inkâr, bir tezyîf damarı yerleşmiştir. İkincisi: Müseyleme-i Kezzâb’ın fitnesiyle irtidâda yüz tutan Necid havâlîsi, Hazret-i Ebû Bekir’in radıyallâhü anh hilâfetinde, Hâlid İbn-i Velîd’in (ra) kılıcıyla zîr u zeber edildi. Bundan Necid ahâlisinin Hulefâ-yı Râşidîn’e ve dolayısıyla Ehl-i Sünnet ve Cemâat’e karşı bir iğbirâr, seciyelerine girmişti. Hâlis Müslüman oldukları halde, yine eskiden ecdadlarının yedikleri darbeyi unutmuyorlar. Nasıl ki ehl-i Îrânın, Hazret-i Ömer’in (ra) âdilâne darbesiyle devletleri mahv ve milletlerinin gururu kırıldığı için Şîalar, Âl-i Beyt muhabbeti perdesi altında Hazret-i Ömer’e (ra) ve Hazret-i Ebû Bekir’e (ra) ve dolayısıyla Ehl-i Sünnet ve Cemâat’e dâimâ müntakimâne, fırsat buldukça tecâvüz etmişler. SAYFA 244 Üçüncü Esas: Vehhâbîlerin azîm imamlarından ve acîb dehâları taşıyan meşhur İbn-i Teymiye ve İbn-i Kayyimi’l-Cevziyye gibi zâtlar, Muhyiddîn-i Arab (ks) gibi azîm evliyâya karşı fazla hücum ettikleri ve güya mezheb-i Ehl-i Sünneti “Şîalara karşı Hazret-i Ebû Bekir’in (ra) Hazret-i Alî’den (ra) efdaliyetini müdâfaa ediyorum” diyerek, Hazret-i Alî’nin (ra) kıymetini çok düşürüyorlar, hârika fazîletlerini âdîleştiriyorlar. Muhyiddîn-i Arab (ks) gibi çok evliyâyı inkâr ve tekfîr ediyorlar. Hem Vehhâbîler kendilerini Ahmed İbn-i Hanbel mezhebinde saydıkları için, Ahmed İbn-i Hanbel Hazretleri bir milyon hadîsin hâfızı ve râvîsi ve şiddetli olan Hanbelî mezhebinin reisi ve halk-ı Kur’ân mes’elesinde cihanpesendâne salâbet ve metânet sâhibi bir zât olduğundan, onun bir derece zâhirî ve mutaassıbâne ve Alevîlere muhâlefetkârâne mezhebinden din nâmına istifâde edip, bir kısım evliyânın türbelerini tahrîb ediyorlar. Ve kendilerini haklı zannediyorlar. Halbuki bir dirhem hakları varsa, bazen on dirhem ilâve ediyorlar.