У нас вы можете посмотреть бесплатно (404) Kırık Manalı Ankebût Sûresi 1-6 | Mutlaka İmtihan Olacaksınız! или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Kırık Meal Dersi Sayfa: 395 | Ders: 404 | Ankebût Sûresi 1-6 | 20.cüz İsmail Yaşar ile Kur'ân-ı Anlıyorum, Kelime Manalı Meal ve Tefsir Dersleri Kur'ân-ı Mecîd Meali:YİRMİDOKUZUNCU SÛRE-İ CELİLE el-Ankebût SÛRE-İ CELîLESİ Mekkî (Mekke-i Mükerreme döneminde inmiş)dir. 69 ayettir. Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle! ﴾1﴿ Elif! Lâm! Mîm! Müfessirler bu gibi hurûf-u mukatta‘anın tefsîrinde şöyle demişlerdir: (اَللّٰهُ أَعْلَمُ بِمُرَادِهِ بِذٰلِكَ) “Bu harfler müteşâbih âyetlerden olduğu için bunlardan murâdının ne olduğunu ziyâdesiyle bilen ancak Allâh’tır.” ﴾2﴿ İnsanlar (sâdece): “Îmân ettik” dedikleri için, kendileri imtihan(a tâbi) tutulmayacakları bir hâlde (başıboş) bırakılacaklarını mı sandı(lar)?! ﴾3﴿ Andolsun ki; elbette Biz onlardan önceki (ümmet)leri de muhakkak imtihan (edenin muâmelesine tâbi) etmiştik. (Fakat onlar dinlerine sımsıkı bağlı çıktılar, kâfirler tarafından demir testerelerle ortadan ayrılanlar, demir taraklarla etleri kemiklerinden sıyrılanlar bile dinlerinden dönmediler.) İşte yemîn olsun ki; elbette Allâh (“Îmân ettik” sözlerinde) doğru söylemiş o (samîmî) kimseleri de (sahtekârlardan) ayıracak, yine kasem olsun ki; elbette O (Rabbiniz) yalan söyleyenleri de (samîmî kimselerden) ayır(mak üzere ortaya çıkar)acaktır. İmâm-ı Kutebî ve Mukātil (Rahimehümellâh)ın beyânları vechile; bu âyet-i kerîmede geçen “İlim” fiili; “Temyîz (seçme ve ayırma)” mânâsına gelmektedir. (et-Taberî, Câmi‘u’l-Beyân, 8/19; es-Semerkandî, Bahru’l-‘ulûm, 2/625; el-Beğavî, Me‘âlimü’t-Tenzîl, 7/270) ﴾4﴿ Yoksa o (kâfirlik ve günahlar gibi) kötü şeyleri yapmakta olan kimseler Bizi(m kudretimizi) geç(ip azâbımızdan kendilerini kurtarabil)eceklerini mi sandı(lar)?! (Zanna ve tahmine dayanarak bu şekilde karar ve) hüküm vermeleri ne kötü olmuştur! ﴾5﴿ Her kim Allâh(ın cennet ve sevâbın)a kavuşmayı ummaktaysa, (Allâh-u Te‘âlâ’nın emirlerini tutup yasaklarından kaçarak, umduğunu bulduracak ve korktuğundan kurtaracak çârelere başvursun, zîrâ) işte şüphesiz Allâh’ın (sevap ve azâbın gerçekleşmesi için belirlediği) eceli elbette gelicidir. Zâten ancak O (kullarının sözlerini hakkıyla işiten bir) Semî‘dir, (herkesin tüm inanç ve hâllerini lâyıkıyla bilen bir) Alîm’dir. (Dolayısıyla O herkese hak ettiği karşılığı verecektir). ﴾6﴿ Her kim de (ibâdetlere devâm edip, şehvetlerden geri durarak nefsiyle savaşırsa; vesveselerine kapılmamak için şeytanla mücâdele ederse; bir de Allâh’ın dâvâsını yüceltme uğrunda kâfirlerle) cihâd yaparsa, işte o (kişi) ancak kendisi(nin menfaati) için cihatta bulunmuş olur. Zîrâ (Allâh’ın buna ihtiyâcı yoktur) şüphesiz ki Allâh, elbette tüm âlemler(in itâat ve ibâdetlerin)den Ğaniyy (olduğu için onların hiçbir şeyine muhtaç değil)dir. http://kuranimecid.com 📺 VAAZ ve FETVA Kanalımıza Abone Olmak için: / İsmailyaŞar