У нас вы можете посмотреть бесплатно ANKARA ATATÜRK SANATORYUMU GÖĞÜS CERRAHİSİ KLİNİĞİ HEKİMLERİNDEN YİTİRDİKLERİMİZİN ARDINDAN или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
ANKARA ATATÜRK SANATORYUMU GÖĞÜS CERRAHİSİ KLİNİĞİ HEKİMLERİNDEN YİTİRDİKLERİMİZİN ARDINDAN 06.05.2016 tarihinde Ankara Atatürk Sanatoryumu’nda “Göğüs Cerrahisi’nde Aramızdan Ayrılanları Anma Sempozyumu” gerçekleştirmiştik. Bu sempozyum öncesi ve sonrasında elimde konu ile ilgili oldukça geniş bir dokümanter arşiv oluşmuştu. Aradan altı yıl geçtikten sonra, geçen hafta içinde bu arşivin Güven Çetin, H. Yaşar Erol ve Ş. Tuba Liman ile ilgili kısmını gözden geçirip düzenleyerek Youtube’a yükleyip herkesin erişimine açtım, kalıcı olmasını sağladım. Tesadüf ya da tevafuk bu ya, bugün de Dr. Sedat Demircan ağabeyin vefatının 5. Yıldönümü. Onunla ilgili elimde hemen hiç doküman yok çünkü o sempozyumun düzenlenmesinden bir yıl sonra vefat etmişti. Onunla ilgili haber ve resimleri internetten buldum. Zira kendisi içimizde en medyatik kişilik idi. Ankara Atatürk Sanatoyumu Göğüs Cerrahisi Kliniği’nden ilk vefat eden Dr. Durmuş Bozkurt 2000 yılında, ondan 4 yıl sonra da Dr. A. Erkin Sarıca hayatını kaybetmiş. İkisi de benim 1994 yılında uzmanlığımı alıp Sanatoryum’dan ayrılmamdan sonra ihtisasa başlayıp uzman olan ve ancak yılda bir uğrama imkanı bulduğum hastane ziyaretlerinde ayak üstü görüp pek tanımadığım kişilerdi. Op. Dr. M. Bülent Moldibi ağabey ise Op. Dr. M. Erkan Balkan ile birlikte kliniğin ilk asistanları olup Bülent abi, Şubat 2014 tarihinde vefat etti. Onu üçer ay ara ile Güven Hoca ve Yaşar abinin vefatları izledi. 2014 yılı Ankara Atatürk Sanatoryumu Göğüs Cerrahisi Kliniği açısından tam bir yaprak dökümü oldu denilebilir. Bir yıl kadar sonra da Dr. Ş. Tuba Liman hayata gözlerini yumdu. Dr. M. Bülent Moldibi ağabey ile ilgili de elimde çok fazla doküman yoktu. Son bir haftada hazırlayıp Youtube’a yüklediğim 3 video’yu takiben ‘Ankara Atatürk Sanatoryumu Göğüs Cerrahisi Kliniği Hekimlerinden Yitirdiklerimizi’ son bir kez daha topluca ele almaya çalıştığım bu slayt videoklip çalışması ile “Göğüs Cerrahisi’nde Aramızdan Ayrılanlar”ın Ankara Atatürk Sanatoryumu ile ilgili kısmını bitirmek istiyorum. İlk vefat eden Dr. Durmuş Bozkurt’u dikkate alırsak son 22 yılda Ankara Atatürk Sanatoryumu Göğüs Cerrahisi Kliniği Hekimlerinden 7 meslektaşımızı yitirmişiz. Bu kayıp Göğüs Cerrahisi Dalı’nda aramızdan ayrılanları dikkate aldığımızda bir klinikten en fazla kayıptır. Bu videoklibi hazırladıktan sonra fon müziği olarak, halk ozanımız Karacaoğlan’a ait olup sanatçı Aytekin Ataş tarafından yorumlanan, ‘Seyir Defteri’ albümündeki “Var Git Ölüm” çalışmasını manidar olması bakımından seçtim. Bu şiirin sonunda Karacaoğlan der ki; “Anayı atayı dün aldın yeter / Var git ölüm bir zaman gene gel”. Hayatın hay huyu, keşmekeşi içinde biz ölümü unutsak da, ölüm bizi unutmuyor, vakti saati geldiğinde içimizden birilerini alıp götürüyor. Dilek ve duam odur ki, yaşayanlarımız sağlıklı, huzurlu ve hayırlı bir ömür sürsün, aramızdan ayrılıp yitirdiklerimiz de huzur içinde uyusun, Allah (Tanrı) onlara merhametiyle muamele etsin. Sadece kaybettiklerimizin kadrini kıymetini bilmiyor, yaşayan hocalarımız ve meslektaşlarımızın da değerini takdir etmeye, yaşarlarken anlamaya çalışıyoruz. Ben kendi hesabıma Aralık 2021’de yayınlanan ve meslek hayatımın 33 yılının anılarına yer verdiğim kitabım “Benim Yolum”un görsellerinde, Güven Hocamız gibi Ankara Tıp Göğüs Cerrahisi’nde ihtisas yapmış (1982’de uzman) ve yine onun gibi, onunla birlikte Ankara Atatürk Sanatoryumu Göğüs Cerrahisi Kliniği ile adı özdeşleşmiş, o klinikten ihtisas almış herkesin yetişmesinde emeği ve katkısı olan, bilfiil 37 yıl uzmanlıktan başhekimliğe kadar her görevde bulunmuş Şef Dr. Sadi Kaya ağabeyime, dostuma ithaf ettiğim bir video hazırlamış ve yayınlamıştım (https://profdrirfanyalcinkaya.blogspo...) Daha önce de söyledim yazdım, tekrar ediyorum. Aşık Veysel’in sazına söylediği “ben babamı, sen ustanı unutma” misali biz bu işi bizlere öğreten usta(ları)mızı unutmadık; Şair Necip Fazıl diliyle de “Ustada kalırsa bu öksüz yapı, Onu sürdürmeyen çırak utansın” misali Göğüs Cerrahisi yapısını öksüz bırakmadığımız gibi, bugüne kadar sürdürdük, usta(ları)mızdan devraldığımız bayrağı ve çıtayı çırakları (öğrencileri) olarak daha da yükseklere taşıdık, hocalarımızı, ağabeylerimizi utandırmadık, gururlandırdık. Şair Ahmet Şelçuk İlkan’ın bir şiirinde dediği gibi “Vefa nasılsa eskimiş unutulmuş bir semtin adı” gibi olmadı, hocalarımıza, ağabeylerimize, meslektaşlarımıza vefa gösterdik, onların ismini zikrederek kalıcı kıldık, unutmadık, unutturmadık. Sevgi, saygı ve dua ile. 20.06.2022 Prof. Dr. İrfan Yalçınkaya