У нас вы можете посмотреть бесплатно HÜMEYRA ''Kocasından defalarca dayak yiyip hastanelik olan bir yıldızın hikayesi.'' или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Grafiker olarak başladığı iş hayatında tesadüfen keşfedilip şarkıcı olan, plaklarıyla 70’li yıllara damgasını vuran, kocasından yediği dayaklar yüzünden defalarca hastanede yatan, besteci, söz yazarı, yapımcı olan hümeyranın hayat hikayesi bu... Hümeyra, 15 Ekim 1947’de Ankara’da dünyaya geldi. Babası Muafakat Akbay, Ankara Hukuk Fakültesi'nde, insan hakları üzerine çalışan bir profesör, annesi Malike Hanım ise paşa babasının görevi nedeniyle Mısır'da yabancı okullarda eğitim görmüş, dört dil bilen, görgü kurallarına sıkı sıkaya bağlı bir ev kadınıdır. Akbay Ailesi, bebeklerine Arapça’da güneş batmadan önce gökte beliren kızıllık anlamına gelen Hümeyra adını koydu. Küçük Hümeyra, Avusturyalı mürebbiyesinin katı kurallarıyla büyüdü. 5 yaşındayken bale eğitimi aldı. Ankara Koleji’nde okuduğu sırada, on yaşında babasını kaybetmenin acısını yaşayan Hümeyra, annesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. Bale eğitimi için gidemediği İngiltere’ye lise eğitimi almak için giden Hümeyra, müsteşar olan dayısının evinde kalır. Grafik tasarım dersleri alırken, gitar çalmayı da öğrenir. Beste yapar, şehrin meydanında şarkı söyler, para kazanır. Türkiye’ye döndüğünde ise grafiker olarak girdiği Melodi Plak ,ona hayal bile etmediği bir dünyanın kapısını açar. Hümeyra, günlerden bir gün yine şirkette plak kapaklarının çizimini tamamlar, boyanın kurumasını beklerken de eline gitarını alır. Dudaklarından Aşık Veysel’in “Güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa” türküsü dökülür… Şirkette yalnız olduğunu düşünürken başka bir odada bulunan patronu “Hangi plağı dinliyorsun?” diye seslenir. Hümeyra ise plak çalmadığını, şarkıyı kendisinin söylediğini ifade eder. Şaşkınlık içindeki patronu koşarak yanına gelir ve ‘Hemen yarın plak yapıyoruz seninle!' der. O yıllarda Aile baskısı yüzünden ilk evliliğini henüz 20 yaşındayken, Haluk Aşkın’la yapar. ama iş konusunda Şans kapıyı çalmıştır bir kere.. Hümeyra, patronundan gelen teklifle kendini apar topar stüdyoda bulur, iki şarkı söyler. O günün akşamı stüdyodan eve döndüğünde annesine, ‘Ben bugün plak doldurdum' der. Malike Hanım, kızının söylediklerine inanmaz, ‘Haa evet ben de Sophia Loren'le film çevireceğim' diyerek dalga geçer. Ama çok değil 15 gün sonra ‘’On Para Etmez, Bu Bendeki Aşk Olmasa” isimli plağı piyasaya çıkar. Kapağında ise elinde gitarıyla Hümeyra vardır. Plağın ön yüzünde Karacaoğlan’ın Ölüm, arka yüzünde Aşık Veysel'in Olmasa deyişi vardır. Heyecan içindeki Hümeyra plakla birlikte koşarak eve gider, annesinin eline tutuşturur.. İlk plağı müzik piyasasına bomba gibi düşen Hümeyra, farklı yorumu ve karakteristik sesiyle öyle beğenilir ki plağın satışları yüzbinleri geçer. Gazete ve dergilerde boy boy Hümeyra’nın röportajları yayınlanır. Beklemediği bir anda girdiği müzik piyasasının kapıları ona sonuna kadar açılır. İlk plağının ardından kolları sıvayan Hümeyra iş arkadaşı Ergin Bener ile Yonca Plak şirketini kurar. Artık hem patron hem şarkıcıdır. Önce ikinci plağı “Kördüğüm”ü çıkarır. Plağın bir yüzünde Aşık Veysel’in ‘Yol’u, diğer yüzünde ise Şevket Rado’ya ait “Kördüğüm” adlı şiiri seslendirir. Müzikseverler Hümeyra’nın ikinci plağını da coşkuyla karşılar, plağı yine çok satar. Plağına duyulan ilgi Hümeyra’yı daha da motive eder. Yeni plağınının hazırlıklarını sürdürürken bir yandan da kendi plak şirketinde başka sanatçıların plaklarının yapımcılığını yapar. Ve nihayet üçüncü plağı 'Dilber / Perişan' ile yeniden hayranlarının karşısına çıkar. Karacaoğlan’ın deyişlerini bestelediği plağının da çok satması artık şaşırtıcı olmaz. Sanatçı 1969 yılının yaz aylarında geçirdiği bir trafik kazasında ise ölümden döner. Kazada yüzü paramparça olur hümeyranın. Peşpeşe 4 5 kez ameliyat geçirdikten sonra ancak sağlığına kavuşur. Hümeyra’nın Türkiye’deki başarısı yabancıların da dikkatini çeker. Aldığı bir davetle 1971 yılında Paris’e giden Hümeyra, Fransızca albüm için hazırlıkları sürdürürken masraflarını karşılayabilmek için sık sık yurda döner, gazinodalarda şarkı söyler.. Türkiye geliş gidişleri sırasında peş peşe iki plak dolduran sanatçı 'Güzel Ne Güzel Olmuşsun” Ve “Yalan Dünya” ile bir kez daha müzik listelerini alt üst eder… Hümeyra müzik kariyerindeki başarısıyla zirvede de olsa özel hayatında çalkantılar üst üste gelir. Önce 7 yıllık evliliği sona erer. 1971 yılında ikinci evliliğni yaptığı sinema oyuncusu Fikret Hakan ile mutsuz olur. Eşi tarafından hastanelik olana kadar dövülen Hümeyra, yalnızca bir ay evli kaldıktan sonra şiddet gördüğü gerekçesiyle boşanma davası açar. Burnu kırıldığı için de ilk estetik ameliyatını mecburi olarak o yıl yaptırır. Özel hayatında hüsrana uğrayan Hümeyra kendini müziğine adar… 'Adım Kadın / Ben Sana Mecburum' plağı 1972 yılında yayınlandığında müzik kariyerinin en önemli çalışmalarından biri olur. Aylarca radyoda çalınan 45’ği dilden dile dolaşır. #yeşilçam #hümeyra #nostaljikşarkılar