У нас вы можете посмотреть бесплатно Muhavere & sual ve cevap Mirac ile ilgili bilgiler açıklama kısmında mevcut ⬇️ или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Miraç mucizesi Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Hicret’ten bir buçuk sene evvel Receb-i şerîf ayının 27. gecesi, Burak ismindeki binek ile Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya götürüldü. Sonra (bir nevi asansör olan) mîrac ile Sahre’den (Mescid-i Aksâ’daki mübarek kayadan) semaya çıkarıldı. Sema katlarının her birinde peygamberlerden biriyle görüştü. Onlarla selamlaşıp konuştuktan sonra Sidre-i Müntehâ’ya ulaştı. Oradan da Refref’e bindi ve huzûr-ı İlâhî’ye vardı. Kendisine, Allâhü Teâlâ’nın melekûtünden, birçok acâyibât gösterildi. Huzûr-ı İlâhî’ye varınca “Ettehıyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayyibât” diyerek Cenâb-ı Hakk’ı övdü. Allâhü Teâlâ tarafından kendisine ikrâmla “Esselâmü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullâhi ve berakâtühû” diye hitâb olundu. Ve bu selâmın şerefine Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), ümmetini de dâhil edip “Esselâmü aleynâ ve alâ ıbâdillâhi’s-sâlihîn” buyurdu. Ümmetine bir gece ve gündüzde elli vakit namaz emrolunmuşken Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin tekrar tekrar yalvarması ile beş vakte hafifletildi. Geri dönerken, bütün dereceleri ile Cennetleri ve bütün derekeleri ile Cehennem’i gördü. Beytü’l-Makdis’e gelip Mekke-i Mük erreme’ye doğru yola çıkınca Kureyş kervanını gördü. Sabah olunca, yaşanan hâdiseleri insanlara haber verdi. Peygamber Efendimize, Beytü’l-Makdis’ten ve Kureyş kervanının hâlinden suâl ettiler. Sordukları şeylerden birer birer açıkça haber verince, Allâh’ın yardımına mazhar olanlar tasdik ettiler; imandan nasibi olmayanlar ise inkâr ettiler. Sabah mescide çıkıp bu hâdiseyi Kureyş’e haber verdiğinde, şaşkınlık ve inkârdan kimi el çırpıyor, kimi elini başına koyuyordu. İman etmiş olanlardan bazıları, dinden döndüler. İçlerinden bir kısmı, Hazret-i Ebûbekir’e (r.a.) koştu. Hazret-i Ebûbekir, “Eğer bunu o söylediyse şüphesiz doğrudur.” dedi. “Onu, bunda da mı tasdik ediyorsun?” dediler. “Ben, onu, bundan daha ötesinde yani peygamberliğini de tasdik ediyorum!” dedi. Bunun üzerine “Sıddîk” diye isimlendirildi. HAYIRLI KANDİLLER