У нас вы можете посмотреть бесплатно Tarık Buğra - Küçük Ağa(Sesli Kitap) 1. Bölüm или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Kitap kaldırma talepleri için ayhanhami13@gmail.com adresine mail atabilirsiniz. 2. bölüm kitabın devamı: • Tarık Buğra - Küçük Ağa (Sesli Kitap) 2. B... İkili seslendirmemiz nasıl olmuş yorumlara bekliyoruz. Küçük Ağa ,değerli yazarımız Tarık Buğra'nın ağzından kurtuluş mücadelemizi anlatan önemli bir eser. Bir taraftan Osmanlı’nın hala direnişine ve onsuz olunamayacağına inanan Nam-ı değer İstanbul’lu Hoca, yani Küçük Ağa; bir taraftan da Osmanlı’nın aslında son bulduğunu, düşmandan asıl kurtuluşun yeni bir güce sahip olunması gerektiğine inanan Kuva-i Milliyeciler. İki tarafında yegane derdi aslında kanımızda esaretin olamayacağı, bağımsızlık isteği.. Kuvvacılardan kaçan Küçük ağa er yada geç Osmanlı ile bu işin yürümeyeceğini anlamış olsa da düzenli orduya katılmak istemeyen çetelerin bağrına düşmüştür. Aslında büyük bir özlem duyduğu ve tek doğrunun payitaht olduğunu düşünen Ağa, sonrasında Osmanlı Devletinin yanlış attığı adımlarla bir girdabın içerisine girdiğini üzülerek öğrenmiştir. Bir taraftan idam ile cezalanan Küçük Ağa’nın kaçış hikayesi bir taraftan da eşi Emine ve oğlu Mehmet’e, karşı konulamaz özlemi onun bu macerasında büyük bir yer tutmuştur. Bu uzun hikayede yine en yakın dostu önce doğru bildikleri, sonrada Çolak Salih olmuştur. Kısa bir zamanda bir Kuvvacıya dönüşen Salih, Küçük Ağa’nın doğruluğuna inanması ile onu Kuva-i Milliyeden kurtarması, sonrasında ise dönüp dolaşıp Kuvvacı olma yolunda önemli bir adım atmasına sebep olmuştur. Kendi içinde ciddi savaş veren Küçük Ağa, asıl kurtuluşun düzenli orduya katılmak ve önemli bir lider olan Mustafa Kemal Atatürk Mustafa Kemal Atatürk ün önderliğinde düşmanın ülkeden kovulmasına katkıda bulunmak olduğunu anlamıştır. Derin ve sarsıcı bir hikaye ile karşımıza çıkan, yakın dönem Kurtuluş Mücadelesini anlatan Küçük Ağa beni çok heyecanlandıran, okurken çok keyif aldığım bir kitap idi. Israrla okumayanların hemen okumasını öneririm.. Attila İlhan ölmüş, ortaokuldayım o sıralar. Derste "Mikail, sen severdin, Attila İlhan öldü." demişti. Çok severdim. Hele ki Üçüncü Şahsın Şiiri'ni. Bizim zamanımızda ortaokulda olgundu öğrenciler. Suç ve Ceza'yı, ağır diye dert yanılan Sinekli Bakkal'ı o sıralarda okudum hep. Konudan fazla sapmadan kitaba dönüyorum hemen. Ne demek Firavun İmanı? Firavun'u hepimiz duymuşuzdur. Nasıl öldü hatırlar mısınız? Kendini ölümsüz sanırken Hazreti Musa'ya yenik düştü. O anda iman etti. Ancak o iman kabul olmadı ve Kızıldeniz'de boğuldu. Eser milli mücadele yıllarını anlatıyor. Bir yandan canla başla destek verenler varken bir yanda çıkarcılar kaynıyor. Attila İlhan'ın bir kitabı vardı: Kurtlar Sofrası... İki kelime ile özetlemek istesem bu kitabı bu kelimeleri seçerdim. Tabii zafer kazanılınca kazananın tarafına geçmeye çalışıyorlar. Firavun'un son anda iman etmesi gibi. Ne dersiniz, kabul olmuş mudur sizce? "Kader son sözünü Sakarya'da söyleyecekti." (s. 31) Sakarya Savaşı öncesi... Bir yandan Mustafa Kemal, diğer yandan milli mücadele için ruhunu ortaya koyan Mehmet Akif, Hüseyin Avni ve diğerleri... Birçoğumuz Sakarya Savaşı'nı biliyoruz. Savaş nasıl başladı, nasıl ilerledi, nasıl bir öneme sahip. Peki ya cephenin gerisinde yaşananları? Bu kitap cephenin gerisine ışık tutuyor. Milli mücadelenin ve sonrasının az bilinen tarafları ile karşı karşıya kalıyoruz. "İnsan... zor mahluk." Diyor Mehmet Akif... Anlaması, güvenmesi gerçekten öylesine zor ki... Kimin yanında olduğunu anlayamıyor, sırtını güvenle yasladıkların tarafından hançerleniyorsun. Milli mücadelenin silahlı boyutu bitiyor, bu defa içeride mücadeleler başlıyor. Ve Atatürk'e suikast girişimi. Hem de en güvendikleri tarafından... Şairin dediği gibi: İnsan... zor mahluk. "Lakin yaşamak zorundayız." (s. 206) Mücadeleye destek verenlerin en hayran kaldığım yönü inançlarını yitirmemeleri. Söz konusu vatan. İnançsızlık olur mu hiç? Cepheye güven tam... Ama asıl ateş cephenin arkasında yanıyor... TBMM'ye karşı çıkan isyanlar, İstanbul hükumetinin tutumu... Yunan kadar, belki daha fazla uğraştırıyor. "Her şey iyi olacak." (s. 87) TBMM deyip geçmeyelim. O dönemin TBMM'si hakkında da bilinmesi gereken çok şey var. 308 vekil... Kimi felsefe, sosyoloji tartışacak kadar bilgili, kiminin hayat dışında eğitimi yok. Ama tek ortak gayeleri: Vatan. Ortak amaçlar farklı düşüncedeki insanları ne de güzel birleştiriyor değil mi? Milli mücadeleyi nasıl kazandık, Cumhuriyeti nasıl kurduk, Cephe ardında neler yaşandı, Zaferin manevi destekçileri kimler, Firavun İmanı kabul olur mu?... Tüm bu soruların cevabını içeren, tarihe ayna niteliğinde bir eser.