У нас вы можете посмотреть бесплатно Ramazanda koku ritüelleri или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
OSMANLI’DA RAMAZAN’IN VAZGEÇİLMEZ KOKU GELENEKLERİ Tanzimat’tan evvel İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda, fetihten beri devam eden bir gelenek olarak, her yıl Ramazan ayının on beşinci günü geçtikten sonra padişaha bir koku takdim olunurdu. Enderun’da Seferli Odası’nda imal edilen bu kokunun imalatı ve dağıtımı büyük bir ciddiyetle yürütülür, kayıt altına alınırdı. Miskçi başı (attarlar) padişah adına özel ve güzel kokular hazırlar; Ramazan’ın on beşinci gününden itibaren başta saray mensupları, vükela, harem, ulema ve Kâbe’ye giden kafileye verilmek üzere zarif billur şişelerde bu kokuları sunarlardı. Bu kokular Kâbe örtüsüyle birlikte verilir aynı zamanda örtüye de sürülürdü. Her padişah bu kokuları kendini temsil edecek tarzda özel olarak hazırlatırdı. Örneğin Yavuz Sultan Selim hazırlattığı koku, amber ağırlıklı iken Fatih Sultan Mehmed’in hazırlattığı koku, gül ağırlıklıydı. İSLAM KÜLTÜRÜNDE GÜZEL KOKU ÇOK ÖNEMLİ Osmanlı döneminde güzel kokulara ayrı bir önem verilmiştir. İslam dininde güzel koku kullanımın sünnet olması ve Peygamber Efendimizin ten kokusunun gül kokusu olduğuna inanılması gülün önemini artırmıştır. Osmanlı’da, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam için temizliğe gösterilen hassasiyetin güzel koku kullanımına da gösterildiği arşiv kayıtlarında da görülüyor. Güzel koku kişinin ruh halini doğrudan etkilediği için hem gündelik hayatta hem de şifahanelerde kullanılmaktaydı. Osmanlı’da koku zaman zaman devlet politikasının da bir parçası olarak karşımıza çıkmıyor. Huzura kabul edilmeden önce elçilerin ellerine gülsuyu serpilmesi, padişahın, vezir-i azam ve sadrazamların Divan-ı Hümayun’a çıkmadan önce sürdükleri udi-amber gibi güzel kokular Osmanlılar için bir yaşam tarzıydı. OSMANLI ARŞİVLERİNDE GÜZEL KOKU KULLANIMI Osmanlı’da kurulan vakıfların, toplumdaki tüm alanlara hizmet edecek bir boyutta faaliyetler yaptığı biliniyor. Bu faaliyetler kapsamında insanoğlunun güzelliklere olan eğiliminin bir yansıması olan güzel koku kullanımının, toplumsal hayatta önemli bir yeri olmasına hizmet edilmişti. Osmanlı arşivlerinde camilerin Cuma günleri, Ramazan geceleri ve bayramlarda günlük buhuru yakıldığı bilgisine ulaşılıyor. Halil Beyoğlu Piri Paşa Vakfı’na ait kaynaklar Yeni Cami’de buhur yakılması (tebhir) için yıllık 300 dirhem bütçe ayrıldığı görülüyor.