У нас вы можете посмотреть бесплатно Kader Ajanları (The Adjustment Bureau, 2011)kader ince ince örer ağlarını... ince ince... или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Kader Ajanları (The Adjustment Bureau, 2011) kader ince ince örer ağlarını... ince ince... insan... yürüdüğünü sanır... oysa çoğu zaman... yürütülür... ve güdülür, her sabah uyanır... aynı yollardan geçer... aynı kelimeleri tekrar eder... ve buna hayat der... ama bir gün... küçük bir sapma olur... bir kahve dökülür... bir otobüs kaçar... aksilikler yaşanır, bir kapı... normalde açılmayacak bir kapı bir anda açılır... işte kader... tam orada görünür... bi düşün...! sen düşünüp karar mı veriyorsun? yoksa yönlendiriliyor musun? insan kainatın tüm bilgileri ve geldiği yerin bilgileri genlerine kodlu iken... imtihan gereği herşeyi dünyaya gelerek unutur... ve insan dünyada unutturulduklarını hatırlamak için yaşar... hayat oyunundaki tüm imgeler... olaylar ve şeyler seni yüreğine ekili o aşk o ilahi bilince geri çağırmak, hatırlatmak için vardır... her zaman arayanın biz olduğumuzu düşünürüz amma daha derinlerde gizem şudur ki biz çağrılmaktayız... similasyon olan sistem ve uyanış: tek bir hakikat vardır şu hayatta... baş düşmanının tek bir görevi... seni o ilahi aşka düşürmemek... ve bu similasyon olan sistemde tutmak yani beşer boyutunda özünden uzak tutmak... ama şeytana kızma... onunda görevi bu... bakışını değiştirirsen oda aslında seni hep zinde ve uyanık tutmak için var... içimizde aşksız bir hayat, hep bi boşluk... onsuz hayat hep bi mutsuzluk... hikmet ile bak herşeye... zira o farklı farklı suretlerde yüz bin türlü gelmiştir... ayağın bir yere takılıp düşsen veya bir yerin kaşınsa sence bu tesadüf olabilir mi? alemler... görünmez kapılardan ve işaretlerden ibaret... vesvese ile ilham arasında sıkışan insanın kendi aldığı kararlarımı, önceden belirlenmiş bir planmıdır hayat... temelinde... sevginin ve bireysel iradenin... evrensel bir düzene karşı gelip gelemeyeceği sorusu yatar... senin sitemde tutmaya çalışan görevli ajanlar... aslında hayatın akışındaki küçük tesadüflerin... aslında birer müdahale olduğunu savunur... uyanan ve fark eden insan ise sistemin dışına çıkmaya çalışan... ve aşkı için her şeyi göze alan insan iradesini temsil eder... kaderin yazıldığı yer: levhi mahfuz ve kalemlerin sesi: ancak... kendilerini kader ajanları olarak adlandıran gizemli bir grup... filmde bu ikilinin bir araya gelmesini engellemek için her yolu dener... ajanlara göre... david ve elise’in beraber olması... büyük planda bir hatadır ve dünyanın dengesini bozacaktır... david ise... kendisine dayatılan bu kaderi reddederek... kendi yolunu çizmek için büyük bir kaçış başlatır... kader ajanları bize görünmeyen bir düzeni fısıldar... bir plan vardır... ama bu plan... mutlak değildir... gizemli defterler... levhi mahfuz’un... yani her şeyin yazılı olduğu ilahi levhanın... hareketli ve canlı bir haritasıdır... ajanların elindeki o sürekli değişen defterler... aslında levhi mahfuz yani korunmuş levha kavramının modern bir yansımasıdır... her şey yazılmıştır... her adım bellidir... onlar... insanın attığı her adımı ve zihnindeki her olasılığı... aldığı her kararı anlık olarak kaydeden birer algoritma ekranıdır... filmde kaderin yazıldığı yere gidilmesi... en kutlu yol rehberinin... rehberimizin şu cümlesini hatırlatır... "öyle bir makama yükseldim ki... orada kaderleri yazan kalemlerin gıcırtısını... sesini duydum..." kuran der ki... "biz her şeyi bir ölçüyle yarattık..." ölçü vardır... ama bu ölçü... insanı zincirlemez... çünkü aynı kitap şunu da söyler... "bir kavim... kendilerinde olanı değiştirmedikçe allah onların durumunu değiştirmez... "şüphesiz biz her insanın kaderini... kendi çabasına bağlı kıldık..." demek ki kader... dışarıdan dayatılan bir yazı değil... içeriden başlayan bir harekettir... "kader... allah’ın ilmidir... cebir değildir..." yani olacak olan... zorla yaptırıldığı için olmaz... bilindiği için olur... ve insan... o bilginin içinde yürür... tercihler yapar... her yürüyüş aynı değildir... "kader... yolun tamamını değil... sadece yol ayrımlarını verir... güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir..." bazı insanlar yolu izler... bazıları ise yolu sorar... ve çok nadiren... biri çıkar... yolun kendisini sorgular... işte o an... uyanış başlar... suyun hafızası ve niyetin titreşimi: bu sistemin en büyük sırlarından biride... sudur... ajanlar... suyun olduğu yerde güçlerini kaybederler... gemi ve yağmurlu hava sahnesinde gördüğümüz gibi... su... onların planlarını bozan... zihin okuma sinyallerini emen bir kalkandır... çünkü sen... aslında bir damla su'sun... su sese göre şekil alır... sende bir damla sudan ibaretsin... allah suyu sevmiştir... bilimsel açıdan su... o kuantum akışını temsil ederken... hakikatte ise su... rahmettir... ve rahmetin olduğu yerde... hiçbir zorlama barınamaz... ajanlar zihne telkin verebilir... ama suyun o akışkan sessizliğinde... kalpteki niyetin yarattığı o yüksek frekansı çözemezler... niyetin frekansı yükseldiğinde... yazılmış olan plan...