У нас вы можете посмотреть бесплатно 🌟 (428) Kırık Manalı Ahzab Sûresi 16-22 | Ölümden Kaçmak Fayda Vermez! или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Kırık Meal Dersi Sayfa: 419 | Ders: 428 | Ahzab Sûresi 16-22 | 21.cüz İsmail Yaşar ile Kur'ân-ı Anlıyorum, Kelime Manalı Meal ve Tefsir Dersleri Kur'ân'ı Mecid Meâli ﴾16﴿ (Habîbim!) De ki: “Ölmekten ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, (eceliniz geldiyse) bu kaçış size aslâ fayda vermeyecektir. Ama (eceliniz gelmediyse) o zaman ancak (ecelinize kadar) çok az (bir süre dünyâ hayâtından) faydalandırılırsınız.” ﴾17﴿ (Rasûlüm!) De ki: “O (Rabbiniz) sizinle ilgili bir kötülük (ve bozgun) murâd ederse ya da sizin hakkınızda bir rahmet (ve zafer) dilerse kim şu (güvendiğiniz) kişidir ki sizi Allâh’tan (gelecek azaptan) koruyacak (veyâ O’ndan gelecek rahmeti engelleyecek)?! Zâten onlar kendileri için Allâh’tan başka bir dost bulamazlar, gerçek bir yardımcıyı da (bulucu) olamaz(lar ki kendilerine bir kâr temin edebilsinler veyâ bir zararı savuşturabilsinler)!” ﴾18﴿ Allâh sizin içinizden (insanları İslâm ordusuna yardım etmekten) çokça geri bırakanları da, (kendileri gibi münâfık olan) kardeşlerine: “(Muhammed’i ve adamlarını bırakın da) Bize gelin!” diyenleri de muhakkak bilmektedir. Zâten o (münâfık ola)nlar (da) savaşa ancak çok az (bir zaman, o da mecbur oldukları zaman sırf orada kendilerini göstermek için) gelirler. ﴾19﴿ (O münâfıklar sizinle birlikte harbe gelseler bile) size karşı (yardımda) çok cimri kimseler olarak (gelirler). (Habîbim!) Bir de o (düşman) korku(su) geldiği zaman sen onları, ölüm(ün şiddetlerini görmek)den dolayı üzerine baygınlık çökmüş o kimse gibi gözleri döner bir hâlde sana bakıyorlarken görürsün. Ama o korku gittiği (ve ganîmetler taksim edilmeye başladığı) zaman onlar o (dünyâ) mal(ın)a karşı çok (düşkün ve) cimri kimseler olarak (“Bize ganîmetten payımızı verin! Sizin bizden ne üstünlüğünüz var?” diye) keskin dillerle size eziyet ederler. (Habîbim!) İşte sana! Onlar (kalplerinden) îmân etmemiştirler, bu sebeple Allâh onların amellerini(n) boş (yere olduğunu açığ)a çıkarmıştır. İşte sana! Bu(nu yapmak) Allâh’a göre çok kolay bir şey olmuştur. (Zîrâ Allâh-u Te‘âlâ, münâfıkların geri durmasıyla mümin kullarının yenik duruma düşeceğinden endişe etmediği gibi, kimsenin îtirâzından korkmadığı için onların amellerini iptal etmekten de çekinmez.) ﴾20﴿ (Allâh-u Te‘âlâ’nın gönderdiği kasırgayla kâfir orduları darmadağın olup kaçtıkları hâlde) o (münâfık ola)nlar (bir türlü üzerlerinden atamadıkları korkaklık nedeniyle) o (düşman) birliklerini gitmediler zannederler. Ama o birlikler (bir daha) gelecek olsa, (tekrar aynı korkuyu yaşamamak için) arzu ederlerdi ki, gerçekten kendileri bedevîler içerisinde çölde yaşayan (savaştan uzak) kimseler olup da, (Medîne tarafından gelenlere) sizin haberlerinizden sorsaydılar. Zâten onlar sizin içinizde bulunsalardı, ancak çok az savaşırlardı (ama bu da Allâh için olmayıp, utanma belâsı ve gösteriş için olurdu). ﴾21﴿ Andolsun ki; sizin için (özellikle de) Allâh(ın sevapların)a ve o son gün (olan âhiretin nîmetlerin)e ümit bağlamakta olmuş ve (korku, arzu, bolluk ve darlık gibi tüm hâllerinde) Allâh’ı çokça zikretmiş kimseler için elbette Allâh’ın Rasûlünde uyulmayı hak eden güzel hasletler bulunmaktadır. (Nitekim onun harpteki sebâtı ve Allâh yolunda birçok zorluklara katlanması da, müminlerin örnek alması gereken başlıca özelliklerindendir.) ﴾22﴿ Bir de müminler o (düşman) birlikleri(ni) gördüğü zaman: “İşte (karşılaştığımız) bu (dehşet verici manzara) öyle bir şeydir ki Allâh ve Rasûlü (bunun böyle olacağını evvelce) bize vaad etmişti. (Nitekim Allâh bize: ‘Yoksa siz, kendinizden önce geçen müminlerin başına gelenlerle karşılaşmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?!’ buyurarak bunu haber vermişti. Rasûlü de: ‘Yakında kâfirlerin sizin aleyhinizde toplanmalarıyla iş zora girecek ama sonunda onlar kaybedecek siz kazanacaksınız, muhakkak onlar birkaç gün sonra üzerinize gelecekler’ sözüyle, başımıza gelecekleri bize bildirmişti. İşte) Allâh da, Rasûlü de doğru söylemiştir” dediler. Ayrıca (karşılaştıkları) bu (zorlu savaş) onları ancak (Allâh’ın sözlerine) kuvvetli bir îmân ve (O’nun tüm buyruklarına, kazâ ve kaderlerine karşı) tam bir teslimiyet bakımından artırmıştır. http://kuranimecid.com 📺 VAAZ ve FETVA Kanalımıza Abone Olmak için: / İsmailyaŞar