У нас вы можете посмотреть бесплатно 🌟YENİ🌟 (429) Kırık Manalı Ahzab Sûresi 23-30 | Müminlerden Öyle Babayiğit Adamlar Vardır ki! или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Kırık Meal Dersi Sayfa: 420 | Ders: 429 | Ahzab Sûresi 23-30 | 21.cüz İsmail Yaşar ile Kur'ân-ı Anlıyorum, Kelime Manalı Meal ve Tefsir Dersleri Kur'ân'ı Mecid Meâli ﴾23﴿ O (samîmî) müminler içerisinden öyle erler vardır ki, (harp meydanında sebât edip, kâfirlerle savaşacaklarına dâir) o şeye sadâkat gösterdiler ki onu Allâh’a söz vermiştiler. İşte onlardan kimi (“Ben şehit olana kadar kâfirlerle cihat edeceğim” diyerek yapmış olduğu) adağını yerine getirmiştir (ki Hamza ve Mus‘ab onlardandır). İçlerinden bir kısmı da (şehâdet şerefine nâiliyeti) beklemektedir! Onlar en ufak bir değiştirmeyle bile (sözlerini) değiştirmediler. ﴾24﴿ Netîcede Allâh (sözlerinde duran) o sâdık kimseleri sadâkatleri sebebiyle mükâfatlandıracak ve eğer (münâfık olarak ölmelerini) murâd etmişse o münâfıklara azap edecek veyâ onlar(dan dilediği kullar)a tevbe nasip edecektir. Şüphesiz ki dâimâ Allâh (pişman olanların günahlarını çokça bağışlayan bir) Ğafûr ve (kullarına çok acıdığı için tevbelerini kabûl eden bir) Rahîm olmuştur. ﴾25﴿ (İşte) böylece Allâh o kâfir olmuş (ve dînine karşı birleşmiş) kimseleri öfkeleriyle birlikte (memleketlerine) geri döndürdü ki onlar hiçbir hayra (ve zafere) nâil olamadılar. Ama Allâh (kâfirlerin üzerine soğuk bir kasırga göndermek sûretiyle) müminlere (yardım ederek düşmanlarıyla) savaş (yapmak)dan (dostlarına) kâfî geldi (ve onlara hiçbir harp zorluğu göstermedi). Zâten Allâh dâimâ (istediğini yaratmaya pek güçlü bir) Kaviyy ve (hiç yenilmeyip sürekli gâlip gelen bir) Azîz olmuştur. ﴾26﴿ Böylece O (Rabbiniz), Kitâb Ehli’nden (olup Benim peygamberimle savaşmayacaklarına dâir antlaşma yaptıkları hâlde sözü bozarak) o (müşrik ola)nlara arka çıkmış olan (Benî Kureyza Yahûdîlerine mensup) o kişileri de kalelerinden indirmiş ve onların kalplerinin içerisine şiddetli bir korku atmıştır. (Bu yüzden) siz (hiçbir direnişle karşılaşmaksızın onlardan) bir fırkayı öldürüyorsunuz, bir fırkayı da esir ediyorsunuz. ﴾27﴿ Ayrıca O (Allâh-u Te‘âlâ) sizi onların topraklarına da, yurtlarına da, mallarına ve (Hayber, Mekke, Acem ve Rum diyârı gibi kıyâmete kadar fethedeceğiniz) daha nice yerlere de vâris kılmıştır ki, (henüz) onlara ayak basmadınız. Zâten Allâh dâimâ her şeye (hakkıyla gücü yeten bir) Kadîr olmuştur. (Böylece sizin gibi güçsüz ve fakir bir ümmeti, dünyânın en güçlü imparatorluklarına gâlip kılmıştır.) ﴾28﴿ Ey o Nebî(yy-i zîşân)! Eşlerine söyle ki: “Eğer siz o en alçak (dünyâ) hayâtı(nı) ve onun (fânî süslerinden ibâret) ziynetini arzulamakta olduysanız, hemen gelin (size boşanma bedeli ödeyerek, dünyâ metâından) sizi faydalandırayım ve sizi (zarar ziyâna sokmadan) çok güzel bir salıvermeyle bırakayım. Bu âyet-i celîle indiği sıralarda Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) hemen hemen Arap Yarımadası’nın tamâmına hâkim durumdaydı. Bu durumu gören eşleri, Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)den nafakalarına artış ve bâzı süs eşyâsı talebinde bulundular. Bu talep karşısında sıkıntıya düşen Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bir ay onlara yaklaşmama karârı aldı ve ashâb arasında Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in hanımlarını boşadığı haberi yayıldı. Bunun üzerine Ömer (Radıyallâhu Anh) Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in huzûruna girip durumu öğrendi ve kapıda bekleyen kalabalığa: “Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) hanımlarını boşamadı!” diye yüksek sesle bağırdı. O zaman Allâh-u Te‘âlâ: “Tahyîr (serbest bırakma) âyeti” diye bilinen bu âyet-i kerîmeyi indirdi. O vakit Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in nikâhı altında beşi Kureyş’ten olmak üzere dokuz eş bulunmaktaydı. Bu âyeti en sevdiği hanımı olan Âişe (Radıyallâhu Anhâ)dan başlayarak hepsine teker teker okuyunca hepsi de Allâh’ı, Rasûlünü ve âhiret yurdunu seçtiler, o anda Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in mübârek yüzünde sevinç eseri zâhir oldu. (el-Beyzâvî; en-Nesefî; el-Hâzin; el-Âlûsî) ﴾29﴿ (Ey benim eşlerim!) Ama eğer siz Allâh’ı(n rızâsını), O’nun Rasûlünü (terk etmemeyi) ve o sonraki (âhiret) yurdu(nun sonsuz nîmetlerini elde etmeyi) arzulamakta olduysanız, artık şüphesiz ki Allâh; kendileri güzel amel işleyen sizlere (bu ihsânınıza karşılık) çok büyük olan fazlaca bir ecir (ve mükâfat) hazırlamıştır.” ﴾30﴿ Ey o Nebî’nin kadınları! İçinizden her kim (peygambere isyan ve onu üzecek taleplerde bulunmak gibi günah olduğu) ziyâde âşikâr olan çok kötü bir iş yaparsa, (başkalarına yapılana göre dünyâda ve âhirette) o kadın için (yapılacak) azap iki kat ile katlanacaktır. (Habîbim!) İşte sana! Bu (şekilde kat kat azap yapmak), Allâh’a göre çok kolay bir şey olmuştur. http://kuranimecid.com 📺 VAAZ ve FETVA Kanalımıza Abone Olmak için: / İsmailyaŞar