У нас вы можете посмотреть бесплатно 💛✍️ или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Sustuklarıma Say Mevsimlerin hesabını tutmayı bıraktım çoktan, Kendi içimde devirdiğim o ağır sarı yaprakları, Hangi rüzgârın hangi anıyı savurduğunu, Ve hangi gecenin sabaha küstüğünü biliyorum. Ben bu sızıyı, senin sustuğun yerden omuzladım, Yine de unutmadım.. ~~ Dilimin ucundaki kelimeleri uçurumlardan kustum, Artık hiçbir cümlenin yükünü taşımıyor omuzlarım. Adaletini yitirmiş mahkemelerde kendimi savunmuyorum, Her şeyi göğsümün sol yanındaki o kara kutuya kilitledim, Sana ayrılan her yeri mühürledim, bir daha açılmasın diye. ~~ Zamanın çarkında ezilen sadece hayaller değildi, Birlikte kurduğumuz o kırık dökük köprüler de çöktü. Yolumdan çekilenlerin bıraktığı boşluğa sığındım, Kimseye minnet etmeden, Kendi yangınımda ısındım. Gidişlerin en sessizini, Başucuma bir ibret gibi koydum. ~~ Hiçbir sözün derman olmadığı o eşikteyim, Varlığının gölgesini bile sildiğim sokaklardan geçtim. Mesela; bir veda busesini çok gördüğün o akşamı, Mesela; içimde kıyametler koparken senin sustuğun o anı, Yani seni, senden kalan o ağır enkazı Unutmadım.. ~~ Hesabı sorulmamış her bakışın vebali boynumda, Hangi durakta indiğini bilmediğim o meçhul yolcu gibi, Kendi gurbetimin içinde kaybolmayı seçtim. Gözyaşlarımı içime akıttığım o dipsiz kuyuları, Sırf sen duymayasın diye bastırdığım hıçkırıkları, Hepsini birer birer o enkazın altına gömdüm. ~~ Kırılan her gururu, yerle bir olan her umudu, Sana geri dönmeyecek o yolların tozuna kattım. Artık ne bir bekleyişin telafisi var bu kalpte, Ne de bir dönüşün hükmü... Senin için çarpan o eski ritmi, Kendi ellerimle dilsiz bıraktım. ~~ Kayıp bir pusula gibi savrulurken boşlukta, Kendi kıyılarıma çarpa çarpa durulmayı öğrendim. İçimdeki cam kırıkları her nefeste batarken, Sana tek bir 'ah' bile etmedim. Sessizliğim, en büyük chığlığımdı, Sense duymamak için sırtını döndün. ~~ Artık mevsimlerin rengi yok gözlerimde, Gökkuşağını siyahın matemiyle boyadım. Hangi kapıyı çalsam ardında senin sessizliğin, Hangi aynaya baksam yüzünde o soğuk veda. Ben bu yalnızlığı, bir zırh gibi kuşandım, Bir daha kimse ruhuma dokunmasın diye. ~~ Vaktinden önce solan çiçeklerin hatırı kalmasın, Sana açılan tüm pencereleri sıkıca kapattım. Rüzgâr artık ismini fısıldamıyor bu odada, Kadehimde bıraktığın o acı tortuyu, Zamanın elleriyle bir dikişte yuttum. Eski bir masal gibi bittin içimde. ~~ Sana dair ne varsa mısraların arasına gömdüm, Diri diri gömülen umutların yasını tuttum. Şimdi her kelimem biraz daha eksik, Her harfim biraz daha kırgın sana. Gönül hanemdeki o yangını söndürdüm, Geriye sadece soğuk küller bıraktım. ~~ Şimdi kalkıp bana sükûnetten bahsetme, Çünkü fırtınanın sessizliği benim içimdeki feryattır. Konuşulacak her şeyi toprağa verdim, Fatihasını okudum. Eksik kalan ne varsa bu hikâyede, Sen, Sustuklarıma say. ~~ Bir gün bir yerlerde karşılaşırsak eğer, Gözlerindeki yabancılığa sığınacağım. O büyük sessizliğin içinde boğulurken sen, Ben çoktan kendi limanıma varmış olacağım. Hiçbir cümlenin kurtaramayacağı o son nefeste, Yine sen, Sustuklarıma say...!